23 Mart 2009 Pazartesi

SEN




Gülse de yüzün,
Yüreğin ağlardı.
Ne zaman baksam gözlerine,
İnce bir hüzün yağardı…

Kimseler görmezdi,
Bilmezlerdi.
Yüreğinin feryadını,
İşitmezlerdi…
Sadece aşina yüreklere,
Kement olur,
Dört bir yandan,
Bağlardı…..

Tüm zamanların fırtınası,borası,
Sen de biter,sen de başlardı….
Her kahkahanda binlerce kırgınlık çırpınır,
Hüzünler çağlardı….

Kimseler hissetmezdi,
Bilmezlerdi.
Yüreğinin gözyaşlarını,
Silmezlerdi..
Sadece aşina ellere düşer ,
Kor olur,
Ta ciğerinden,
Dağlardı…

Bilirim;
Güneş seninle doğardı.
Ya katran karası geceye,
Ya şarap rengi şafaklara vurgundun!

Ben bilmezdim…
Sen söylemezdin….
94’Kütahya Günay ALATLI

YALNIZLIĞIM





Gece bir çığ gibi devrildi üstüme,
Senden bir selam getirmedi rüzgar.
Fırtınalar koparken yüreğimde,
Ne bir ses ne de haber var…

Çarmıha gerili yalnızlığım dört duvarımda,
Kimsesizliğim canımı sızlatıyor şahdamarımda.
Yaşadıklarıma inat,umutlarım hala avuçlarımda,
Ne ki!
Çoğaltmıyor bu gece beni aynalarım da….



Tükendi sevdaya dair sözlerim,sustu dilim
Anlamaya çalıştıkça ,bilinmez oldu bildiğim.
Neredesiniz eşim,dostum,arkadaşım,sevgilim?
Söyleyin bana, aynalar ben kimim?
13 Nisan’Taşağıl Günay ALATLI

19 Mart 2009 Perşembe

EYLÜL VE NİSAN





Bir eylüller aldı aklımı başımdan
Deli divane düştüm sevdalara
Bir de nisanlarda yenildim ben
Aşk denilen masallara….

Eylülün hüznü doldukça yüreğime
Kopan güneş rengi yapraklar gibi savruldum…
Kırılıp,döküldüm…
Her eylül akşamında sevdaya tövbe edip,
Yüzümü sana döndüm…

Ne doğan güneşe hükmüm geçti
Ne zifiri geceye sözüm..
Oysa bu yürek , seni nasılda sevmişti…
Yürek acım,iki gözüm…

Acı yüreğimden beynime sızar
Yakar kavurur…
Her kurşuni şafak bir başka
Bahara savurur…






Nisandır artık ve başlamıştır yağmurlar
Bir muştu gibi, yeni bir masal fısıldar,
Hani bakınca gözlerine ;
Yüreği görünen bir sevgili !
Yüreğimi yüreğine emanet edip,
Kaybolduğum satır araları var...

Ne doğan güneşe hükmüm geçti
Ne zifiri geceye sözüm..
Oysa bu yürek, seni nasılda sevmişti…
Yürek acım,iki gözüm…

Bir eylüller aldı aklımı başımdan..
Bir de nisanlarda yenildim ben….
Günay ALATLI

17 Mart 2009 Salı

KARASU




Karasu adı gibi kara değil dost
Yosun kokusudur aklımı başımdan alan
Sevgilinin gözleri gibi

Tüm kuralların
Aykırısıdır Karasu
Hiç durmaksızın
Dik dağların yalnız yolcusu

Şafak vakti güneş
Saçlarını çözer
Yosun kokusuna …

Karasu da gönlüme eş
Bir duman tüter
Sonra bir dağ yıkılır
Bütün dağlar yosun kokusuna yıkılır..
Palandöken tutar elimi
Buzdan yüreğinde ısıtır…




93' Erzurum Günay ALATLI

18 Kasım 2008 Salı

YÜREĞİM YARIM




ne geceye küskünüm

ne de seni benden alan ölüme.

çare

masalmış

sen ölünce anladım

yüreğimi böldüm ikiye

yüreğim yarım





duyuyor musun

yüreğim yarım

yarısı sende kaldı giderken

bende kalan parça ıstıraptadır şimdi

bilirim

boşunadır ağladıklarım

yüreğimi böldüm ikiye

yüreğim yarım


şimdi seninledir tüm dualarım

duy beni

yalnızım

düşlerim saklıyor onca hayallerimi

unutmak

mümkünü yok

her dakika her an seni yaşarım

yüreğimi böldüm ikiye

yüreğim yarım.

Mübeccel Zeynep Ünalan

16 Eylül 2008 Salı

AL NEŞTERİ VUR BEN YAŞAYAYIM


Soğuktu.Yağmur yağıyordu ipil ipil.Yüreğime not düşmekteydi damlalar.O yüzden unutmadım belki de ne zaman gittiğini ne vakit terk edildiğimi hiç.Aralıktı..Yağmur yağıyordu.Damlalar kezzap misali dokunuyordu yanağıma.Yanıyordum inceden inceden.Oysa zemheri kol geziyordu sokakta.Duymuyordum.Üşümüyordum ..Bir yangın yeri olan yüreğim alev almıştı bir kere.Umutlar başka bir bahara ,sevda yarınlara kalmıştı yine.



Bir manzara çakılmıştı beynimde.Olduğum yerde mıhlanmış sadece gidişini seyrediyordum.Elim böğrümde ,söyleyemediklerim boğazımda bir kördüğüm gibi kalmıştı.Ardından bakarken geriye dönüp bakmanı dilemiştim.Baktın da…Bakarsan gidemeyecektin biliyordum.Şimdi düşünüyorum da insan bazen ne isteyeceğini hakikaten bilemiyor.Dileğim gerçek oldu.Gerçekten hayatımdan bir türlü gidemedin.Ben de bir türlü yan yöre çizemedim sen hep bir yerde var oldukça.İçimde umuda dair olan fısıltıları bastıramadım kendi sesimle haykırarak.Susturamadım.Ama yıllarca sustum nedense.Olmamış gibi yaptım.Yok saydım terk edilmeyi…


Oysa şimdilerde içim coşuyor.Bir deli ırmak oldu içimde birikmişim.Aktıkça köpürdükçe içim taşıyor.Boğuluyorum…Dilim çözüldü sanki içimi dökmek kurtulmak istedikçe sen hala kaçıyorsun.Anlamıyorsun ya da anlamak istemiyorsun hayatımı nasıl bir enkaza çevirdiğini.Önceleri sanıyordum ki hesap yıllarla ve kendimle.Ama artık biliyorum hesap seninle.Geçmişe dair hesapların bir bir kapandığı bir dönem benim ki.Açık kalan bitmemiş hesaplar istemiyorum hayatımda.
Şimdi bugünkü aklımla diyorum ki,gerçekten gitmeyi becerebilseydin.Ve ben de şu an gidişine ağıtlar yakılabilseydim.Hani bir türkü de ;
“Al hançeri vur ben öleyim.” diyor ya ,ben de diyorum ki
“Al neşteri vur ben yaşayayım.”
Yani demem o ki bu yara yıllarca yaşatmadı beni.Bu yüzden artık gerçekten git ki ben yaşayayım….

31 Ağustos 2008 Pazar

DOSTLAR...


VARLIĞI İLE YALNIZLIĞIMI PAYLAŞANLAR..
GİTMELERİ İLE YALNIZ BIRAKANLAR........